fbpx

Mustafa Güden’in Gözünden Kalp Cerrahı

Mustafa Güden’in tecrübeleri neticesinde oluşan fikri; Hasta ameliyat olmaya karar verdiği andan itibaren cerrahı arasında özel ve uzun dönemli bir ilişkinin başladığıdır. Bu dönemde hasta cerrahından neler beklemeli, bu ilişki nasıl bir çerçevede yürümelidir?

Öncelikle cerrahın tüm tedavi sürecini hasta ile paylaşması gerekir. Kalp ameliyatı olmaya karar vermek kolay değildir. Hasta hayatında çok keskin bir dönemece girdiğini hissedebilir. Bu süreçte cerrah hastayla empati kurmalıdır. Sadece hastaya değil, hasta yakınları da dahil, süreçten etkilenecek herkese bu yolculuğun beraberce kat edileceği duygusunu aşılamalıdır.
Mustafa Güden’e göre Kalp cerrahın amacı ameliyat yapmak değildir. Amaç hastayı tedavi etmektir. Hastanın yaşam kalitesini yükseltecek en doğru yöntem ameliyatsa, cerrah devreye girer ve en uygun ameliyat yöntemini seçmesinde hastaya yol gösterir.

30 senelik meslek yaşamımda kalp cerrahisi de çok gelişti. Cerrahların başvurduğu mesleki kılavuzlar da bu gelişmelere bağlı olarak sık sık güncelleniyor. Bu kılavuzların, cerrahi alanındaki son gelişmelerin, teknolojik ilerlemelerin de anı anına takip edilmesi çok önemli. Bunun için cerrahın özel bir çaba harcaması, kendi alanıyla ilgili gelişmeleri yakından izlemek için vakit ayırması gerekir. Cerrah gerek ameliyat öncesinde ve tüm ameliyat sürecinde, gerekse sonrasında hastaya yol gösterirken ve tavsiyelerde bulunurken bu güncel bilgilerin ışığında hareket eder.

Hasta – Cerrah İlişkisi

Cerrah sadece hastayı ameliyat edip evine göndermekle yükümlü de değildir. Ameliyatın ertesinde hasta adeta ikinci bir hayata başladığını hisseder. Bu dönemde hastaya rehberlik etmek, yeni yaşamına adapte olmasına yardımcı olmak da cerrahın işidir. Hasta ameliyat ertesinde taburcu olurken kafasında pek çok soruyla evine döner. Bu soruların birçoğunu sorup yanıtını henüz hastanedeyken alabilir belki ama kimi sorular ancak normal yaşama dönüşte, daha ileri aşamalarda akla gelir. Hastaların genellikle “Bundan sonra….. nasıl olacak/yapacağım?” veya “…. yapabilir miyim?” gibi, bir anda akla gelmeyen ancak yeri gelince tereddüt yaşadıkları soruları olur. İşte bu yüzden hasta-cerrah ilişkisi hastane-ameliyat masasından ibaret değil, çok daha uzun vadeli, bir ilişkidir.

Ameliyattan sonraki dönemde, isterse ameliyatın üzerinden aylar, yıllar geçmiş olsun, hasta cerrahına aklına takılan soruları yöneltebilmelidir. Cerrah da bu samimiyeti hastaya hissettirmeli ve 7/24 ulaşılabilir olmalıdır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.