fbpx

Anestezinin Kalp Cerrahisindeki Önemi

Kalp cerrahisi ve anestezisi son yıllarda çok hızlı bir gelişim göstermiştir. Bu gelişimle pek çok cerrahi girişim günümüzde hastalara rutin olarak uygulanmaktadır. Bunun yanı sıra, uygun hasta seçimi, daha kısa etkili anestezik ajanların kullanımı, normal ısıda kalp ameliyatı yapma ve aktif ısıtma tekniklerinin kullanımı sonucunda, hastalar kalp cerrahisi sonrasında ilk saatlerde solunum cihazından ayrılarak daha çabuk normal yaşamlarına dönebilmektedir.

Kalp cerrahisi uygulanan hastaların anestezisi, ileri bilgi ve deneyim gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Anesteziyolog, bu alandaki bilgi ve becerisini kullanarak, cerrah, kardiyolog ve diğer konsültan hekimler ile birlikte, klinik sürecin seyrine etki etmektedir.

Hastaların ameliyata hazırlığında; hasta ameliyata karar verilince  poliklinikte anestezi doktoru ile görüşür. Hasta ve anestezi doktoru arasında güvene dayalı bir ilişki oluşturulması, kalp hastalığının derecesinin anlaşılması ve anestezi açısından öneminin belirlenmesi amaçlanır. Eşlik eden hastalıkların araştırılarak uygun anestezi planının oluşturulması, ameliyat öncesi laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerinin gözden geçirilmesi  ameliyat ve sonrasındaki  riskin belirlenerek hastanın bilgilendirilmiş  olması çok önemlidir. Kalp cerrahisi  uygulanması planlanan hastaların anestezisi öncesinde -diğer tüm cerrahi hastalarındaki gibi- detaylı bir öykü alınması ve fizik muayene esastır. Hastada kalp ve akciğer sisteminin değerlendirilmesinin yanı sıra böbrek, karaciğer, sinir, kan ve diğer tüm organ ve sistemler değerlendirilmeli, sigara/alkol  kullanımı, yoğunluğu ve süresi sorgulanmalıdır.

Kalp cerrahisi planlanan hastaların; ileri yaş, kadın cinsiyet, diabetes mellitus, böbrek  fonksiyon bozukluğu, acil cerrahi, önceden geçirilmiş kalp cerrahisi, düşük kalp kas fonksiyonu, ileri daralması olan birden fazla kalp damarının bulunması ameliyat sonrası komplikasyon ve sağkalım oranlarını arttıran faktörlerdir. Bu nedenle ameliyat öncesi bu durumların özellikle değerlendirilip en uygun tedavinin yapılması önemlidir.

Ameliyat sırasında; anestezi doktoru hastanın hazırlanıp, ameliyat boyunca tüm organ fonksiyonlarının takip ve tedavisinden sorumludur. Kalp cerrahisi uygulanması planlanan hasta ameliyathaneye alınmadan önce anestezi cihazı kontrol edilmiş olmalı, hasta için kullanılacak tüm monitörler çalışır halde bulundurulmalıdır. Ameliyathanede gerekli araç, gereç ve ekipman, anestezik ilaçlar, acil durumda kullanılmak üzere hazırlanmış kanların kullanıma hazır halde bulundurulması  yine anestezi doktorunun sorumluluğundadır. Yemek borusunun kalbe yakın olması nedeniyle özel görüntülerin elde edilmesini mümkün kılan Transözefageal ekokardiyografi (TEE), kalp cerrahisi olgularında altın standart monitorizasyon yöntemi olarak kabul edilmektedir. Özellikle kalp kapak ameliyatlarında kapak tamiri ya da değişimi sonrası durumun nasıl olduğu ve kalp kas fonksiyonlarının TEE ile değerlendirilmesi tedavinin yönlendirilmesinde faydalıdır. Anestezi doktoru ameliyat boyunca TEE yapıp yorumlayabilen ve cerrah ile diyalogla hastaya maksimum faydayı sağlayabilecek beceride olmalıdır.

Kalp Cerrahisi Sonrası Yoğun Bakım ; primer olarak  anestezi doktorunun sorumluluğundadır.  Ameliyat sonrası yoğun bakıma hasta transferi, havayolu ve organ sistemlerinin yakın takibinin gerektiği kritik öneme sahip bir dönemdir. Hastanın nakli sırasında EKG, kan basıncı ve doku oksijeni monitorize edilmeli, oksijenizasyon ve ilaç infüzyonları sürdürülmeli, acil kardiyak ilaçlar ve havayolu sağlanması için gerekli ekipman nakil sırasında taşınmalıdır. Yoğun bakımda genellikle yapay solunum desteğine alınan hasta, solunumsal açıdan tam olarak monitorize edilerek takip edilir . Kalp cerrahi sonrası hastalarda güncel yaklaşım,  ilk saatlerde (0-6 saat) hastaların yapay solunum cihazından ayrılmasıdır. Kalp cerrahisi sonrası hastanın kardiyovasküler açıdan stabil olması, bunların yanı sıra diğer organ fonksiyonlarının stabil olması, anesteziden derlenmenin tam olması ve emre itaat etmesi gerekir. B u süreci etkileyen önemli faktör anestezi doktorunun deneyimidir. Günümüzde, kalp cerrahisi sonrası hastaların çoğu 48 saat içerisinde yoğun bakımdan servise taburcu edilebilmektedir. Buna rağmen, bazı hastalarda ameliyat sonrası kanama nedeni ile tekrar ameliyat gereksinimi, organ yetmezlikleri veya komplikasyonlar nedeniyle daha uzun süreli yoğun bakım tedavisi gerekmektedir. Kalp cerrahisi sonrası gözlenebilen ve yoğun bakım yatış süresini uzatan komplikasyonlar arasında kalp ve akciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, bilişsel bozukluklar ve enfeksiyon bulunmaktadır. Bu tip istenmeyen durumlar yoğun bakım koşullarının en iyi hale getirilmesi ve ekibin deneyimli olması ile en az hasarla atlatılabilir.