fbpx

Kronik Böbrek Yetmezliği ve Kalp Hastalıkları

Böbrek yetmezliği; böbreğin süzme fonksiyonunun kısa süreli (akut) veya uzun süreli (kronik) olarak bozulmasıdır. Böbreklerde süzme fonksiyonunda azalmanın sonucu olarak, vücutta artık ürünler birikir ve birçok sistem/organın fonksiyonu etkilenir.

Kronik böbrek yetmezliği (KBY); kalp hastalıklarının oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Özellikle damar sertliği normal popülasyona göre bu hastalarda daha hızlı gelişmektedir. Ülkemizde hemodiyaliz merkezlerinin artması ve teknolojideki gelişmeler nedeniyle KBY hastalarının ortalama yaşam süreleri uzamakta ve artan sayıda ileri yaş grubu ve diyabetik hasta bu riskle karşı karşıya kalmaktadır. Bu da kardiyoloji ve kardiyovasküler cerrahi kliniklerine başvuran KBY hastalarının sayısını artırmaktadır.

KBY olan hastalarda açık kalp cerrahi mortalitesi, normal renal fonksiyonu olan hastalara oranla yüksektir. Bu hastalarda kardiyopulmoner bypassa toleransın kısıtlılığı, anestezik ilaçların atılımındaki yetersizlik, pıhtılaşma bozukluğuna bağlı kanama ve enfeksiyona eğilim başlıca risk faktörlerini oluşturmaktadır. Bu yönüyle KBY olan hastalarda kardiyak bulguları titizlikle değerlendirmenin ve gerektiğinde cerrahi girişimi erken dönemde planlamak çok önemlidir. Fonksiyonel kapasiteleri KBY nedeniyle kısıtlanmış olan hastalarda kardiyak semptomların belirgin olmayabileceği de akılda tutulmalıdır.

Ameliyat kararı verilen, diyaliz programında olan KBY hastalarında ameliyata en yakın zamanda (16-18 saat önce) diyaliz yapabilmek oldukça etkindir. Bu nedenle kalp ameliyatı planlanan böbrek yetmezlikli hastaların, cerrahiye karar verirken ameliyat olacakları hastanenin yoğun bakım koşullarının diyaliz yapabilmeye uygun olduğundan emin olmaları gerekir. Cerrahi ile düzeltilebilir kalp hastalığı ve KBY’si olan bir patoloji nedeniyle yaşamı tehdit altında bulunan olgular için zaman kaybetmeden cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi düzeltilebilir kalp hastalığı ve KBY’si olan hastalarda açık kalp operasyonlarının kabul edilebilir morbidite ve düşük ölüm oranı ile güvenle uygulanarak kardiyak semptomlarda düzelme, yaşam kalitesinde artma sağlanırken, bu hastalar böbrek nakli şansı elde edilebilmekte ve böylece yaşam süreleri önemli ölçüde artabilmektedir.