fbpx

Kalp Ameliyatı Öncesi ve Sonrası Beslenme

Ameliyat Öncesi

Kalp ameliyatı planlamasında, daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için beslenme alışkanlıklarımızın düzenlenmesi gerekir. Kalp ameliyatı planlandığında, beslenme uzmanına danışmak en doğru tercihtir. Özellikle ‘nasıl olsa ameliyat olacağım’ düşüncesiyle aşırı yağlı, aşırı şekerli yiyeceklerin fazla miktarda tüketimi ameliyat öncesi ve sonrasında çeşitli problemlere yol açabilir. Ameliyat öncesi yeterli süre var ise; birkaç kg vermek bile ameliyat seyrine pozitif katkı sağlayacaktır. Kilolu olmak ameliyat için risk faktörlerinden olsa da, günümüzde büyük risk faktörü olarak görülmemektedir. Özellikle yiyecekleri özenle çiğnemek, günlük düzenli olarak 3-4 porsiyon meyve ve 2-3 porsiyon (10-12 yemek kaşığı) sebze yemeği tüketmek ve düzenli olarak süt/yoğurt grubu besinlerin tüketilmesi kilo kontrolünü sağlamanın yanında kan şekeri ve tansiyonun düzenlenmesinde yardımcı olmaktadır.

Ameliyat Sonrası

Ameliyattan sonra hastanedeki beslenme sürecinizi, hastanedeki diyet uzmanları yönetmekte ve ameliyat sonrası beslenme için ilk uygulamalı eğitimi size sunmaktadır.

Ameliyat sonrası genellikle protein ve enerji yönünden yeterli bir beslenme planı uygulanır. Hastaneden taburcu olunca ise genellikle katı bir diyet planı uygulama eğiliminde olunmaktadır ki bu oldukça yanlış bir yaklaşımdır.

Ameliyat vücut için bir travmadır. Travma sonrası yara iyileşmesinin hızlandırılmasında yeterli protein tüketimi büyük önem taşımaktadır. Protein kaynaklarına baktığımızda, aynı zamanda yüksek kolesterol içerdiklerinden kalp ameliyatı sonrası tüketimine yanlış gözüyle bakılmaktadır. Oysa protein kaynaklarını sağlıklı bir şekilde tüketmek mümkündür. Örneğin: kırmızı et, yumurta, beyaz et ve kanatlı etleri iyi birer protein kaynağıdır ancak yanlış olarak, ameliyat sonrası çoğunlukla tavuk etinin göğüs kısmının tüketilme eğilimi vardır. Oysa kırmızı et tüketimi, günlük protein ihtiyacının karşılanmasının yanında demir çinko gibi minerallerin alımı içinde önemlidir. Ancak aşırı tüketimden kaçınılmalıdır.

Bu kişisel özelliklere göre değişiklik gösterse de, günlük 90-120 gram arasında (3-4 köfte büyüklüğünde ) et veya tavuk eti tüketimi sağlıklı beslenmenin gerekliliğindendir. Balık tüketiminde ise; biraz daha fazlasına izin verilirken, kızartılarak veya aşırı yağ ile hazırlanması yağ alımını da aşırı artırdığı için önerilmez. Balık tüketimi haftada 2 kez 350 gram olarak tavsiye edilmektedir.

Minimal İnvaziv Cerrahi Sonrası

Küçük yaradan yapılan ameliyatlar sonrasında özellikle rutin açık kalp ameliyatına oranla travmanın şiddeti ve boyutu azalmaktadır. Ancak, küçük yaradan yapılan ameliyatlar sonrasında beslenme açısından hiçbir şeye dikkat etmeme eğilimi olması yanlıştır. Yaranın küçük olması çeşitli avantajlar sağlamaktadır, ancak her durumda kalp-damar yapınızda bir bozulma söz konusu olduğu da unutulmamalıdır. Bu ameliyatlar sonrasında beslenmede protein ve enerji tüketiminin yeterli olması önemlidir. Bu dönemde protein kaynağı olarak et/balık/tavuk/kuru baklagiller/yumurta tüketimi önemlidir.

Her gün bir adet yumurta tüketimi önerilir. Yumurta sağlıklı bir besin iken hazırlama şekilleri ile sağlığa daha zararlı hale gelebilir, örneğin bol yağda pişirilen yumurta gereksiz yağ enerjisi ve kızarmış yağ tüketimini sağlar. Aynı şekilde et tüketiminde de bol yağda kavrulmuş et yerine, ızgara veya fırında pişirilmiş et tercih etmek uzun vadede kalp sağlığı açısından koruyucudur.

Kalp Kapaklarının Ameliyatları: Kalp Kapaklarının Tamiri

Günümüzde çoğu hastada kalp kapak değişimi olmadan, mevcut kapağının tamiri ile hastanın sorunları çözülebilmektedir. Böylece yaşamı ve beslenmeyi etkileyen kan sulandırıcı ilaç (coumadin vb) kullanımı ve sürekli kan testi yapılmasına gerek kalmamaktadır. Ameliyat sonrası tüm hastaların protein ve enerji gereksinmesi artmakta ve bu gereksinimin karşılanmaması durumunda yara iyileşmesi gecikmektedir. Kapak tamirleri sonrasında yeniden problemler yaşanmaması için, hastanın uzun dönemde kontrollü olarak ideal ağırlığa gelmesi ve vücut ağırlığının ideal düzeyde tutulması önemlidir. Aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalı ve kilo alınmamalıdır. Tansiyon problemi varsa doktorunuzun ve diyetisyeninizin kontrolünde tuz tüketiminizin sınırlandırılması istenebilir. Kilo artışının, kalbe ve dolayısıyla kapaklara ekstra yük getirdiği unutulmamalıdır.

Kapak tamiri olan bireylerde kan sulandırıcı ilaç kullanımı genellikle gerekmediğinden kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşimi olan besinlerin tüketiminde sınırlandırma ve düzenleme yapılmamaktadır. Kapak tamiri bu yönüyle hastanın ameliyat sonrası yaşam konforunu oldukça kolay hale getirmektedir.

Kalp Kapak Değişimi Ameliyatları (Kumadin Kullanımının Zorunlu Olduğu)

Bu tür ameliyatlar kapak tamirinin mümkün olmadığı durumlarda tercih edilmektedir. Ameliyat sonrası yaşam boyu kan sulandırıcı ilaç kullanımı gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlarla besinlerin etkileşimi bilinmekte ve tüketilen besinlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle tavsiyemiz besinlere dikkat etmek şeklinden çok mümkün olduğunca benzer şekilde besin tüketim alışkanlığını korumak şeklindedir. Doktorunuz ameliyat sonrası ortalama bir bireyin besin tüketimine göre kan sulandırıcı ilacın planlamasını yapmaktadır.

Eve Dönüş ve Normal Hayata Başlangıç

Eve ve normal yaşama dönüşte (hastane sonrasında) ise belirli aralıklarda kanama pıhtılaşma zamanınız takip edilmekte ve birkaç ay sonra sizin için planlanmış bir kan sulandırıcı ilaç uygulama protokolü belirlenmiş olur.  Burada önemli olan yaşam şeklinizde ve özellikle beslenme şeklinizde bariz ve önemli değişiklikler olduğunda doktorunuza başvurmanızdır. Kan sulandırıcı ilaçlar K vitamini ile etkileşim halindedir ve genel olarak yeşil yapraklı sebzeler K vitamini yönünden zengindir (kıvırcık marul, ıspanak, marul, taze soğan, tere, roka, maydanoz, kekik, lahana, bamya vb).

Bu tür sebzelerin tüketilmesi yasaklanmamaktadır ancak her öğün kıvırcık marul salatası veya 3 gün üst üste pazı, ıspanak, bamya tüketildiği zaman K vitamini alımı oldukça yükselmekte ve kan sulandırıcı ilacın etkisi azalmaktadır.  Bu yiyeceklerden uzak durmak yerine yüksek K vitamini içeren yiyeceklerin tüketim miktarlarını azaltmak, yaşam ve beslenme konforu açısından daha yararlı olacaktır. Ayrıca kurutulmuş tere maydanoz kekik gibi besinler K vitamini yönünden zengin olsa da tüketilebilen miktarları çok az (bir tutam) olduğu için özellikle sınırlandırılmaya çalışılmasına gerek yoktur.

Sonuç olarak kalp ameliyatları sonrasında beslenme hem ameliyat sonrası iyileşmenin hızlanması hem de hastalıkların yeniden tekrar etmemesi için önemlidir. Ameliyat sonrasında enerji ve protein yönünden artırılmış bir beslenme önerilirken uzun dönemde ideal ağırlığı koruyacak şekilde beslenme tavsiye edilmektedir.

Kan sulandırıcı (Coumadin) kullanımı hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayın!

Yoruma kapalı.